top of page

Music as an art of space: Philips Pavilyonu


Müzik ve mimarlık insanlığı çepeçevre sarma kapasitesi bağlamında diğer sanatlardan ayrışabilen iki olgu.


Modern mimari denince aklımıza ilk gelen isimlerden Le Corbusier ve modernin yeniden tanımlanması üzerine eleştirel bir land-art enstalasyonunu daha önce sizlerle paylaşmıştık. Bugün size mimarlık ve müzik dendiğinde akla ilk gelen mimar, mühendis, müzisyen (1960’lara dek Le Corbusier’in asistanı) Iannis Xenakis’in bir önermesinden bahsedeceğiz. Bu önermede Xenakis; müziğin göze değil kulağa hitap ettiğini, bu nedenle de konserlerin müziğe düşman bir müzik tezahürü olduğunu söylüyor. İnsanların yanında öksürmesi ya da kokmasının müzik deneyimini kötü yönde etkilediğini düşünen Xenakis, müziğin gözler kapalı bir şekilde dinlenmesi gerektiğini öne sürüyor.


Mimarlığını üstlendiği işlerde, müziği bir tasarım aracı olarak kullanıyor Xenakis. Tasarımında müzikteki bir notadan diğer notaya geçişi hiperbolik parabollere çeviren mimarın, 1958’de düzenlenen Belçika Expo Fuarı için hazırladığı Philips Pavilyonu’nu sağa kaydırarak inceleyebilirsiniz.


Sanatçı Spotify Linki bioda.


Kaynak: Sven Sterken: Music as an Art of Space: Interactions between Music and Architecture in the Work of Iannis Xenakis, mimaritasarimveelestiri.wordpress.com


📷: Archdaily @archdaily


Comentarios


bottom of page