top of page

Uykusuz'un vedası


Bizi var eden şey şunlardan ibaret: İçine doğduğumuz o karmaşık sosyal ilişkiler, dinlediğimiz şarkılar, okuduğumuz kitaplar/dergiler ve izlediğimiz filmler... Zaman geçiyor, dünya dönüşüyor, biz değişiyoruz ve bizi biz yapan ne/kim varsa yok olup gidişini izliyoruz teker teker. Basit ve en bilindik bir döngü bu. Olanları kabullendikçe de büyüyüp olgunlaşıyoruz galiba.


Türkiye'de mizah dergiciliği geleneğinin sona erişi de bu hakiki döngünün bir parçası. Önemli bir parçası... Uykusuz'un yayın hayatının son bulması da bu açıdan malumun ilamı...


Gülmeyi, güldürebilmeyi, kalıpların dışında kalarak yaşamanın mümkün olduğunu ve okumanın/yazmanın gücünü mizah dergilerinden öğrenebildiğimiz şanslı bir dönemde yaşadık. Metroda/vapurda dergi okumanın keyfi, imza günlerinde/söyleşilerde çizerlerle tanışabilmenin heyecanı ve hatta onlar gibi olmak için peşine düşülen o karşılıksız yolculuk... Bunlar unutulmaz. Nostaljiden öte, farklı nesillerden on binlerce insanın aynı konuşma balonları üzerinden iletişim kurmayı sürdürebildiği, bambaşka bir etkileşimden bahsediyoruz esasında.


Uykusuz'un vedasını bir kopuş olarak görebiliriz. Bu yaşanan, nereden bakarsak bakalım, eski bir dostun kaybıdır hepimiz için. Bu noktada meseleyi nostaljik bir yerden yakalayıp kendimizi anılara hapsedebiliriz. Dönüşen medya araçlarına ve dergilerin bu dönüşüme ayak uyduramaması üzerine tartışabiliriz. Kendimiz dâhil diğer tüm etkenleri suçlamak ve öfkelenmek için harika bir zaman. Sonuçta yasın inkar evresindeyiz şu anda...


Fakat şu da var ki; ülkenin, çizerlerin/yazarların ve okuyucunun değiştiği bambaşka bir denklemin içinde olsak da bizi büyüten bu geleneğin; bugün büyük bir hevesle takip ettiğimiz dizilerde, stand-up gösterilerinde ve ürettiğimiz her yaratıcı işin içinde yaşadığı/yasayacağı da kocaman bir gerçek. Yapacağımız tüm "Türkiye'de mizah öldü" tartışmalarının ve hayal kırıklıklarının yanında bunun getirdiği bir miktar huzura da tutunmak gerek.


Buruk bir veda da olsa yumruklarımızla dovüşüp dudaklarımızla sevişmeye devam edeceğiz. Yani her insanın yaptığı gibi...


📸: @uykusuzdergisi


bottom of page