top of page

Büfeler ve kültürel dönüşüm ihtimallerimiz


Yazılı basını, dijitalleşen zalim dünyamızda yeniden canlandıracak bir önerimiz var. Çözüm uzakta değil. Bir şişe suya, bir selpak mendile ve hatta bir Max dondurmaya ulaşabileceğimiz kadar yakın. Büfelerde...


Büfeler, yazılı basının halkla buluştuğu uğrak noktalardı bir zamanlar. Milliyet Kardeş, Spider Man, Bilim Çocuk, L-Manyak, Blue Jean, Hey Girl, Miço ve benzeri birçok dergi ile oralarda tanışmadık mı? Entellektüel dünyaya, popüler kültüre, mizaha doğru ilk adımlar oralarda atılmadı mı? Fakat gazete ve mizah dergileri ile naneli şekerleme yiyerek eve yürümek geçmişte kaldı artık.


@nothenews ekibinin aldığı bir doktora dersinin final ödevi kapsamında Esat Dörtyol'dan Seğmenler Parkı'nın sonuna kadar yürüdük. Tunalı Hilmi Caddesi'nden İran Caddesi'ne kadar olan aks üzerinde tam 7 adet büfe inceledik (Bunların üçü cadde-sokak kesişimlerinde ikisi Kuğulu Park girişinde ve diğer ikisi ise Seğmenler Parkı'nda). Gördük ki; eskiden mürekkep kokusuna doyduğumuz büfelerin mimari olarak kendi fonksiyonel gerekliliklerini (depolamadan hava şartlarından korunmaya kadar) sağlamak konusundaki problemleri, daha da içinden çıkılmaz bir hal almış bugün. Bir diğer taraftan şehir içerisindeki sosyo kültürel konumları da çoktan değişmiş durumda.


Küçük burjuva taleplerimize gelene kadar çok daha büyük problemleri var büfelerin. Fakat kendimizi durduramadan iddia ediyoruz ki; günümüz yayınları, büyük süpermarket zincirlerinin kuytuda kalan köşelerinden eskisi gibi büfe raflarına taşındığında bir şeyler değişecek. Yani, en azından bir denense keşke...


bottom of page