top of page

Antakya müze otel


Antakya'daki St. Pierre ve Tarsus'taki St. Paul Kilisesi, inanç turizmini doruklarında yaşayan iki önemli yapı. Bu bölgeler, yüzyıllarca farklı millet ve kültürden pek çok insana ev sahipliği yapmış. Bu çok katmanlılık, her dönemde farklı bir mimariyi doğurmuş.


Öncelikle, Antakya özelinde, günümüz katmanında, başka bir katman üzerine örülmüş bir yapıyı anlatmak istiyoruz size. St. Pierre'e yakın bir otel projesi olarak planlanmış bu yapının, temel kazılarında Roma dönemi mozaik ve kalıntılarına rastlanmasıyla çehresi değişiyor. Tasarımı EAA (Emre Arolat Architecture) tarafından 2010 yılında yapılmış bu proje, dünyada arkeoloji müzesi ve otelin bir arada bulunduğu tek örnek olarak tanıtılıyor. Otelde kalanlara eşsiz bir deneyim vaad ediliyor.


Otelin çelik taşıyıcı sistemini, kalıntılara zarar vermeyecek şekilde tasarlayan tasarımcılar, Roma dönemi üzerine yeni bir 21.yy katmanı ekleyerek değişimin ve dönüşümün yalnızca yıkarak ve ya değiştirerek yapılmaycağını başka çözümlerin mümkünlüğünü gösteriyorlar. Bunun yanında bu projeye yatırım yapmış herkesin karşılıklı kazanım sonucunda verdiğini alacağı düşünülürse, son kazanan her türlü korunan kültürel miras oluyor.



bottom of page